Salı, Mart 28 - doğum günüm...
28 mart... doğduğum gün... annemin söylediğine göre; akşam saatleri 19:00-20:00 gibi hem de Marmara Denizi merkezli bir depremle birlikte açmışım gözlerimi dünyaya...
Bütün bebekler gibi pembe ve ağlayarak...
3-4 yaşıma kadar neler yaşadığımı bilmiyorum ama kızım sayesinde öğreniyorum o devrede yaşadıklarımı... ve annemi şimdi daha iyi anlıyorum...ve onu çok yaşadıkça daha iyi anlıyor ve daha fazla seviyorum...
5-6 yaşlarımı hatırlıyorum... güneş kokan sokaklar, çocuk parkları, Bebek ve Hisar sahili...
bir de kardeşlerle paylaşılan ve paylaşılamayanları...
6-7 yaş... ilk okula başlayışım... ağır başlılığım, sessizliğim ve başarılı oluşum öğretmenim tarafından ilk karneme düşülen not... bir de iki isimli olmamı farkedişim... uzun yıllar sürecek hiç kullanılmayan ismimi kabullenemeyişim...'' bak bir küçük ördek nasıl yüzüyor?'' şarkısının hayatıma kattığı değer...şimdi kızıma söylüyorum o da çok seviyor...
8.yaş... ilk terkedilişim; öğretmenimin özel nedenleri gereği şehir değiştirmesi sayesinde...
23 nisan gösterilerine katılamayışım... kostüm parası çok fazla diye... annem, sonradan pişmanlık duysa da... içimde kalan ukde...
9.yaş... habire öğretmen değiştirmeler...
10.yaş... yine öğretmen değişikliği... grup başkanlığı ve yok yere yediğim cetvel dayağı...
11.yaş... Beden eğitimi dersinde bir ara öğretmenin yokluğundan faydalanıp yerimi değiştirmem ve yediğim ilk tokat...
12.yaş.... uzak bir okula başlama... yürüyerek gitmek dışında hiç bir alternatif yok... Babamın aldığı bir numara büyük ayakkabı ve bayağı büyük çanta ile mücadele yıllarım... her okul dönüşünde tuvalete yetişemeyişlerim...
13.yaş... yol arkadaşlarımın çokluğu içinde hiçbirini kendime yakın hissedemeyişim...
14.yaş... ders sırasında matematik öğretmeninin herkesin gözü önünde bir kaç arkadaşıma tekme tokat dövmesi... ilk defa kavga görüşüm..
15.yaş... liseye başlangıç... uzak. çok uzaklara gidiş... bu kez en az üç otobüsle yapılan... tan yeri ağarmadan yola çıkıp akşam karanlığında eve dönüşlerim...
16.yaş... ilk korkularım...
17.yaş... derste yenen çubuk krakerler... çiğnenen sakızlar... kedi miyavlama sesleri... derste oynanan sekseklere şahit olmalar...
İlk kez okulu kırıp Gülhane'ye gitmek tüm sınıfla...
Karşımızdaki okulda okuyan kızkardeşimin trafik kazası geçirdiğini Matematik dersinde hissetmem...
Uçarı arkadaşım İlknur, kıskanç arkadaşım Dilek, değişken arkadaşım Filiz...
kendimi en uçta hissettiğim yıllar...
20.li yaşlar... Üniversite yılları... En iyi arkadaşlarım hep erkekler... taaa ki aşık olduklarını anlayıncaya kadar süren güzel arkadaşlıklar...
Sonra karamsarlıklarımla mücadele yıllarım... Gitara başlamam...Yeni arkadaşlar ve insan profilleri tanımam...
ve şimdi... bir önceki güne dönmeden şükrederek yaşadığım günler... anlamı keşfettiğim ve bir daha benim dışımda bir etken olmadığı sürece yaşayacağım güzel bir yaşam...
|