bir an durakladık ve beklemeye başladık denizin orta yerinde...
görünürde yolvereceğimiz büyük bir gemi falan da yoktu ...
iyice merak edenler ön tarafa doğru gidip ne olup bittiğini daha yakından görmek istediler...
inatla, oturduğum yerden kalkmadım...
biraz uzağımda ve karşımda bir baba ve beş altı yaşlarındaki kızına baktım bir an...
sonra yanımda olmayan cep telefonumu, eşimi ve aynı anda kızımı düşündüm...
bana bir şey olsa hiç haberleri bile olmayacaktı çünkü...
ölümden korkmuyordum ama başka korkularım sanki yaşadığım bu an aracılığıyla gün yüzüne çıkmasına şahit oluyordum bir ben...duruşumun olanca gizliliğiyle...
zorun üstüne gidişimlerim vardır benim...sonucundan bir o kadar emin olduğum...
...
duraklamamızın nedeni bir deniz altı gemisiymiş meğer...
ikinci duraklama ise iskeleye yaklaşan vapura yol vermek olunca ...
tüm olanlar karşısında kendime verdiğim cevaba usulca güldüm içten içten...
deniz altı gemisinin yaşattığı bu an sayesinde yaşam değerlerinin hatırlatılması ruh haliyle ofisin yolunu tuttum...
anı yakaladığında güzel yaşamak bu aralar birazdaha fazla tat alır oldum.bazen alimizdekilerin kıymetini anlayıveririz,bitişe çok yaklaştığımız anlarda.
Bir andır aslında her şey bir an...zaman zaman bu iç konuşmaları hepimiz yaparız..hayat kısa...derine inmemek gerek... kayboluyoruz o zaman.. ben birkaç kez iner gibi oldum... bulduğum ilk iple çıktım düze....sevgilerle...)
Gentleman,
Ölüme, her birimizin aynı uzaklıkta olması... Çok doğru...
Sevgilerimle,
Visal,
Teşekkürler... Yaşam muhasebesi, çok fazla düşünmemiz gereken bir konu bence
Sevgilerimle,
Alesta,
Güzel roller taşırız inşallah...
Sevgilerimle,
Gülay,
O kadar olmasa da bende...Sevgi yolunda erebilmek hepimize nasip olsun inşallah...
Sevgilerimle,
Acılar Parkı,
Yok, ben her zaman kalabalığı yaşarım kendi içimde...
Sevgilerimle,
Rüzgarlı Sokak,
Zaman büyük sorun gerçekten... Daha sık görüşmek dileğiyle uğrayacağım...
Sevgilerimle,
Dönence,
Sizin durumunuz biraz farklı... Umarım tatil de olsa kısa zamanda yine Marmaraya ve denize kavuşursunuz...
Sevgilerimle,
Suzidil,
Sizin blogunuza uğrayıp not bırakmadım sanırım bir karışıklık oldu... Ama blogumla ilgili beğenileriniz için çok teşekkür ederim.
Sevgilerimle,
Errool,
anlar benim için önemli.... Sevdiklerim de öyle... Herkes gibi aslında...
Sevgilerimle,
düşüncelerinin uç noktasında gezinir gibisin. vapurda bile yan koltuğuna oturmuş sanki. en önemlisi ise teknolojiye kendimizi kaptırdık. misal olarak telefon olmayınca rahatsız oluyoruz hepimiz.
teşekkürler ziyeretinize. çok güzel paylaşımlar doğrusu.
bu arada bir çok benzerlik buldum
kullandığınız göz hep msn de kullanıyorum. ve frekansa girerken heyecan duydum çünkü ben bir radyocuyum ve programımın ismi mavi ferkans.
düşadam diye yazıyorsunuz bende maviadam diye yazıyorum defterlerime :)çok ilginç geldi:)
Nasilsiniz, aslinda o durumda dusunulmesi gereken seyleri dusunmussunuz,ama yazinizda ben denizi ozledim, hayatimin hep marmarayi gormekle gecti, simdi ondan uzak olamak cok kotu, yazinizdan ozlemlendimmm! Kendinize iyi bakin, haberlesmek dileklerimle, hoscakal arkadasim
Uzun zamandır ugramıyorum. Çok çalışıyorum sanırım:( Şimdi oturup neler kaçırmışım ona bakacağım. Fakat bir ebe sobe oyunu da ben yapayım dedim. Cevapları çok merak ediyorum. Bloguma bak ebe oyununa başla:))
Sevgilerle
başımıza nerde ve zaman ne gelcek bilmiyoruz hayat garip ve biz bu gariplikte bir oyuncu..aslında senaryonun sonu hep aynı.......yani untmaya çalışsakta herzaman ve herdaim kendini hatırlatan bir senaryo
Ne gariptir böyle durumlar,
birkaç saniye içersinde kafamızın içinden geçenlerin hepsini
kağıda dökmeye kalksak sayfalar almaz herhalde...
Bir ömür muhasebesi...kim alacaklı kim borçlu şu hayatta...
Birşey olmamış ama,yine de
geşmiş-olmuş...
Sağlıcakla...
anlar ve anilar, ewet burdan anlaşılacağı gibi azda olsa ölümü düşünmeye vakit buldun, çoğumuzun yaptığı gibi, oysa 10 yaşındaki bir çocukla 70 yaşındaki bir insan Ölüme aynı uzaklıktadır,
Kendiniz dahil her şeyle barışık olarak, sevgi frekanslarını her
zaman; kendinize ve çevrenize daha da yüksek frekanslarda yaşamayı ve yaşatabilmeyi hedeflerseniz, açamayacağınız hiçbir kapı kalmamakla birlikte, sonsuzu sonsuzca yaşayabileceksinizdir.