Çarşamba, Mart 8 - renkler ve gardrobum...
Şu sıralar, gardrobuma da bahar gelmeli diye düşünüyorum... Biliyorum, yine herşeyi gözden geçireceğim ve yine atmaya kıyamayıp üst raflara kaldıracağım bir çok şeyi... ve kaybettiğim tek şey zaman olacak yine...
Oysa giydiklerim belli... hafta sonları bir t-shirt, bir blue jean... E o zaman bunca şeyi saklamaya ne gerek var sorusuna kaçamak değil de tam cevap verince gardrobum da hafiflemiş olacak...
Alınacaklar Listem hazır...
3-5 beyaz t shirt, daha çok siyah t shirt, bir yeni jean, iki büyük çanta... bir ceket... bir de yeni converse istiyorum... hem de yeşil...
Deyince aklıma Can'la diyaloglarımız geliyor dışarı çıkmaya hazırlanırken...
-A bunu mu giydin...Valla ben senle gelmem o zaman...
Şaka olsun diye söylüyoruz... sonra da gülüyoruz ... önceleri birimiz diğerimize söyleyince ciddiye alır gibi olmuştuk.. İlk benden çıkmıştı fikir ama şimdi alıştık... İlk duyunca tuhaf olmuştum ben de, acaba ciddi mi söylüyor diye...
Siyah,beyaz ve ekru ile çok soft mavi dışında pek renk tercih etmem giyimimde... nadiren de koyu asker yeşili (haki) ve siyaha yakın mürdüm tercih ederim...
En çok da siyahı severim.. Can, bana zaman zaman hatırlatır siyah renk, tüm enerjiyi topluyor diye ama ona aldırmayıp giyerim...
GalataSaray taraftarı olmama rağmen kırmızıyı ve sarıyı hiç bir kuvvet bana giydiremez..
Bir de giyersem tüm gökkuşağı renklerini bir arada giymek isterdim..o zaman da palyaço gibi olur ama öyle değil... hani Benetton'un tasarımları gibi...
En sade ve en az dikkat çekici renkler benim kişilik yapıma en uygun tercihler oluyor, bir palyaço gibi rengarenk giyinebileceğimi de sanmıyorum doğrusu ama keşke giyebilsem...
|