toplumsal - frekans - Blogcu



frekans

Perşembe, Ekim 2 - yasaklar...

Kategori: toplumsal

Yasaklar vardır hani bazen düşündüren bazen güldüren bazen de korkutan...

Geçenlerde arabamı parkettim bir evin önüne... Parkederken bir yazı gördüm A4 kağıda baskı yapılmış, çerçevelenmiş  bir de resim eklenmiş... Arabadan indim bir kaç adım attım levhaya doğru...  Levhada "Buraya çöp döken eşektir." yazıyordu. Ekinde sevimli mi sevimli bir eşek resmi anlamı pekiştiren...Okumasa bile resmi görüp bu işe niyetli kimselerin anlamasını sağlayacak cinsten...

Yer, çevreye bakılırsa eski ahşap bir binadan kalma boş bir arsa... Demir çitlerle kapatılmış ve kapısına bir çerçeveli yazı iliştirilmiş...

Yazı yetersiz kalmış belli ki kapısının önünde çöp konteynerına konulmayan cinsten atıklar bir de klozet  var...

Yazının çerçevesi plastik kaplama olduğu için hava koşulları nedeniyle biraz yıpranmış, bir köşesi açılmış....

Yani yazı yazıldıktan sonra bırakılmış buraya atıklar...

Ne kadar bencil, hoşgörüsüz ve ruhu rahatsız bir toplumuz diye düşündüm o an...

Gerekli uyarı daha iyi ya da daha kötü cümleler seçilerek yapılsaydı acaba sonuç değişir miydi?

Daha çok ya da daha az atık şeklinde...

 

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Pazartesi, Nisil 3 - Piyanist

Kategori: toplumsal
Piyanist

The Pianiste

 

Tür
Dram
Gösterim Tarihi

28 Şubat 2003
Yönetmen

Roman Polanski
Senaryo

Ronald Harwood , Wladyslaw Szpilman (Kitap)
Görüntü Yönetmeni

Pawel Edelman
Müzik

Wojciech Kilar
Yapım

2002, Fransa / Almanya / Polonya , 148 dk.

Oyuncular
Adrien Brody (Wladyslaw Szpilman) , Thomas Kretschmann (Yüzbaşı Wilm Hosenfeld) , Frank Finlay (Baba) , Maureen Lipman (Anne) , Emilia Fox (Dorota) , Ed Stoppard (Henryk) , Julia Rayner (Regina)

Wladyslaw Szpilman, Polonyalı başarılı bir piyanisttir. İkinci Dünya Savaşı'nda Almanların Polonya'yı işgal etmesiyle hayatı kâbusa döner. Musevi olduğu halde şans eseri toplama kamplarına gitmekten kurtulur ve Varşova'nın gettolarında yaşamaya başlar.

Acı ve sefalet dolu yaşamı, bir gün bir Alman subayının ona yardıma gelmesi ve onu oradan kurtarmasıyla değişir.

Roman Polanski'den 2002'de Cannes'de büyük ödül kazanmış bir başyapıt.

 

 

Alıntı Kaynak: Beyazperde.com

Yorum (6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Cuma, Şubat 17 - başkası adına düşünmece...

Kategori: toplumsal

yine aynı şeyi yaşadım...

yine biri benim adıma düşündü ve konuştu...

hayır öyle düşünmedim diye şimdi anlat anlatabilirsen...


 

 

 

 

 

 

Yorum (19) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Çarşamba, Şubat 1 - bisiklet hirsizlari...

Kategori: toplumsal

Dun aksam TRT2 de bir sinema filmine rastladim...

Ikinci dunya savasi yillari, Italya da yasayan bir adamin hikayesi...

Filmin adi Bisiklet Hirsizlari...

Film baslamisti ve izledigim yerden sonrasini anlatacagim...

Dort kisilik bir Italyan ailenin hikayesi... Adam,karisi, kucuk bir oglan ve bir kiz bebek...

adam issiz..Is Bulma Kurumuna basvurusunun sonucunda duvarlara afis yapistirma isi verildi kendisine.

Ertesi gun ise baslamasi soylendiginde mutluluktan havalara uctu.

bisikletiyle yapabilecegi bir is olmasi sartlari kolaylastiriyordu.Ilk is gunu, kendisine isi nasil yapacagini gosterenler kisa sure sonra yanindan ayrildilar. Isini yaparken, bisikletinin calindigini farkeder farketmez  hirsizin ardindan kostu, 'hirsiz var' diye bagirdi ama kimse orali bile olmadi..Bisikletiyle birlikte tum umutlari da gitti adamin. Aramaya koyuldu, polise haber verdi.Bisiklet pazarina baktilar sicil numarasindan kontrol ederek... Bir an hirsizi gordu, yasli bir adamla pazarlik yaparken ama yine yetisemedi arkasindan... Yasli adam da ona bildigi halde yardimci olmadi tum israrlarina ragmen...Bruno -oglu- ile aramaya devam ettiler...

Bir an bosverip ogluna bir restoranda yemek bile ismarladi..Cocuk, kendi yedigine degil de kendi yaslarindaki bir cocugun masasinda yediklerine dogru bakiyordu..Toplumsal ogeler on plana cekilmisti hep.. 

 Bisikleti bulmak icin karisi Maria'nin gittigi falciya bile gittiler.Falci parasini sayarken biryandan git onu kisa zamanda bul demekle yetindi. Falcidan cikarken sokakta hirsizla karsilastilar. Hirsizi evine kadar takip etti, 'aldigini geri ver!' dedi... Hirsiz, inkar etti ve bayilma numarasiyla etrafinda kendi lehine taniklik yapacak  bir suru yalanci sahit komsu da onu destekledi ve adam -Antonio-nun ustune yuruduler. Bruno cocuk, karakola kostu ve bir polisle hirsizin evini aradilar... Polis, isinin zor oldugunu bir sey elde edemeyecegini anlatti adama... Oradan uzaklasip bir meydanda beklemeye koyuldular. Etrafta bir suru bisiklet vardi. Bir de arka sokaktaki bir kapinin onundeki bisiklet dikkatini cekti adamin. Kararini verdi.

 O da bisiklet ç-alacaktı...

Bruno'ya tramvay parasi verip eve yolladiktan sonra bisiklete yaklasti ve hareket ederken bisikletin sahibi durumu farketti ve 'hirsiz var' diye bagirdi. Bir cok insan yardimina kostu adamin. Arka sokakta tramvaydan inen Bruno aglayarak babasina dogru ilerledi. Cocugun aglamasina dayanamayan bisikletin sahibi, Bruno nun hatrina babasini affetti. ve kirik bir bicimde 'FINE' yazisiyla film bitti...

 

 

Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Kendiniz dahil her şeyle barışık olarak, sevgi frekanslarını her zaman; kendinize ve çevrenize daha da yüksek frekanslarda yaşamayı ve yaşatabilmeyi hedeflerseniz, açamayacağınız hiçbir kapı kalmamakla birlikte, sonsuzu sonsuzca yaşayabileceksinizdir.

Kategoriler

Google

İz Bırakanlar...

sahildeki bank
ayakizi
birden bire
pierrenaque
sinan cem
donence
gezenti
kenanyucel

Astroloji ve Başka Alemler

astro akademi
astro blog
su karakus
oglena
Free Web Counter
hit Counter